SON DAKİKA

Ayasofya ve Erdoğan | Yorum Yap

Bu haber 21 Haziran 2020 - 20:32 'de eklendi ve 6 views kez görüntülendi.

Ayasofya, Yunan-Türk gündeminin bir parçası değil. Türkiye topraklarında bulunan bir dünya mirası alanıdır. Ancak camiye dönüşmesi, iki ülke ile halklar arasındaki ilişkileri yıllarca zehirleyecektir.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuya ilişkin kendi bakış açısı var. Anketleri okuyor ve Türk kamuoyunun büyük bir bölümünün “Büyük Kilise” nin bir kez daha cami olmasını istediğini görüyor. Anketlerden ve aşırı sağcı müttefiklerinden baskı altında. Bu, Kemal Atatürk’ün 86 yıl önce komşu ülkede hala tartışmalı olan tarihi bir kararını bozma fırsatı. Erdoğan, Ayasofya’da böyle sembolik ağırlıklı bir hareketin halklarımızı, muhtemelen diğer her şeyden daha fazla bölebileceğinin farkında. Yunanlıların bu anıt hakkında çok güçlü hissettiklerini ve onu bir camiye dönüştürmenin sadece kudretli milliyetçileri değil, aşırılık yanlısı duyguları durdurarak ve diplomasinin kapsamını daha da sınırlandıran tüm Yunanlıları kızdırdığını biliyor.

İlk günlerinde Erdoğan’dan “radarı” nda Yunan-Türk ilişkileri olmayan, bugünklerine nasıl geldiğimizi bilmiyorum; derin devletin rolünü güçlendirmek ve pozisyonunu zayıflatmak için Yunanistan’la sürekli gerilime neden olduğuna inanan bir Erdoğan’dan, geleneksel derin devletin Ankara’daki “Saray” ile şu anki evliliğine kadar. Ama işte buradayız. 15 veya sekiz yıl önce iki ülke için önemli fırsatları kaçırmış olabiliriz.

Gelecek tarihçiler bir gün bu dönemi inceleyecek ve bugün bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi açıklayacaklar. Korkarım ki, Türkiye cumhurbaşkanı artık Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesinin Yunanistan üzerindeki etkisini umursamadığı bir noktaya geldik. Yunanistan’ı bu kadar rahatsız edebileceği fikrinden bile etkilenebilir.

Son aylarda Türk-Yunan ilişkilerinde bir şeyler ters gitti. Özellikle Yunan başbakanının görevine başladığı ruh hali göz önüne alındığında, mantıklı değil. İster resmi hatlar ister sahne arkasında çalışanlar olsun – iletişim kanalları öldü.

Ankara, Eylül ayında bir noktada gerginliği artırma niyetini gizlemedi. Ayasofya meselesi, Evros sınırının diğer tarafında yükselen çadırlar, üst ışıklar, hepsi bir dizi baskı aletinin parçaları. Kader yükselişinden kaçınmanın tek yolu, iki liderden birinin telefonu alıp bir çeşit diyalog arzusunu dile getirmesidir. Ancak Erdoğan Ayasofya’da ısrar ederse, zaten bu uzak ihtimalin iyilik için kaldırıldığını veya tamamen zayıfladığını bilecek. Eğer yaparsa, umursamadığı anlamına gelir. Umurunda değilse, zor bir düşüşe hazırlanmak zorundayız demektir.

.

Kaynak

Canlı Covid-19 Güncellemeleri